Pazar , Ekim 22 2017
Ana Sayfa / Blog / Sosyal Medya Bağımlılığı Neden Olur?

Sosyal Medya Bağımlılığı Neden Olur?

Bağımlılıklar arasında kendisine yeni yer edinmeye başlayan bir bağımlılık türü, internetin keşfiyle birlikte ortaya çıktı.

Sosyal medyayı ve en yaygın kullanılan sosyal medya platformaları olan facebook, twitter, pinteresti kullanan insanlar, sosyal medyada geçirdikleri zamanlarda kendilerini “iyi hissettiklerini”, sosyal medyanın önemli ihtiyaçlarını giderdiğini bildiriyorlar.

Tavsiye Bağlantı: Beylikdüzü Psikolog

Sosyal medyada bir habere ilişkin yorum paylaşıp, ardından gelecek yorumları beklemek ve yorum alınca sevinmek çoğumuz için sıradan ve normal bir durum. Bazılarımız içinse, ciddi anlamda bağımlılık halini almış durdurulamaz bir kısır döngünün habercisi olabiliyor.

Evli çiftlerle yaptığımız çalışmalarda, bir çok kadın ve erkeğin, sosyal medyada paylaştığı bir resmine hiç tanımadığı insanlardan gelecek “Çok güzelsin” ya da “Çok çekicisin” türünden yorumlara aç bir yaşam sürdüklerini gözlemliyoruz. İnsanlar eşlerinden bu tür sözler duymuyorlar. Bu sözler söylenmeyeli yıllar olmuşken bir yabancıdan gelen “Çok güzelsin” yorumu bir kadını cezbedebiliyor. “Çok yakışıklısın” yorumu, sanal da olsa, eşi ile sorunlar yaşayan benliğinin derinliklerindeki boşluklara dokunuyor ve iyi hissettiriyor. Söyleyenin kim olduğu ve ne tür bir ortamda ifade ettiği önemli olmaksızın, bu söze aç insanlar, açlıklarını gidermek için evliliklerini ve yaşamın gerçekliğini kaybetmek pahasına sosyal medyadaki bu sanal iltifatların büyüsüne kapılıp gidiyorlar.

Bazıları içinse, içlerinde çok eskilerden gelen, birikmiş kini kusma vesilesi oluyor sosyal medya. Ünlülere vicdansızca saldıranları görüyoruz. Kendilerine ünlü bir ismi hedef seçip acımasızca saldıranları görüyoruz.

“İnşallah ölürsün” gibi kötü niyetli bir yorumu ünlü bir insanın sosyal medya sayfasında paylaşıp, geçmişten gelen kinini ve nefretini kusan, varoluşunun karanlık yanını yansıtan insanları görüyoruz. Ünlülerin renkli yaşamlarına özenti içindeyken bir yandan da hasetinden gözü döndüğü için hedefindeki ünlüye saldırarak rahatlayanları gazetelerde her gün okuyoruz.

Bu davranışların tümü, geçmişte giderilmemiş olan, bugün de farkında olunmayan yaşamsal ihtiyaçların ne denli önemli olduğunu bizlere bir kez daha hatırlatıyor.

Tanımadığı insanlardan “Çok güzelsin” yorumu almaya aç olmakla, özentisi olduğu ünlüye “Çok çirkinsin” yorumu yazmak aslında aynı ruh halini temsil eden davranışlar.

Her ikisi de, öz güven sorunu yaşayan insanların, ihtiyaçlarının farkında olmaksızın, geçici “İyi hissetme” hali arayışlarıdır. İhtiyaçlarından kopmuş olan insanların sosyal medyada peşinden gittikleri sanal hedefler, onları gerçek ihtiyaçlarından daha da uzaklaştırır. Sanal ortamın sanal tatminleri insanın ihtiyaçlarını gidermeye yetmeyecektir çünkü insan ihtiyaçları daha somut nesnelere ihtiyaç duyar. “Çok güzelsin” yorumu da, “Çok çirkinsin” yorumu da bu somut nesnelerle ilgisi olmayan, ihtiyaçlardan çok uzakta sanal ifadelerden ibarettir. Sosyal medya bağımlılığı, insanın gerçek ihtiyaçları ve bunlardan kopuk yaşam biçimi tanınarak çok daha iyi anlaşılabilecek olan bir kavramdır.

Yazar: Klinik Psikolog Serhat DAMAR

serhatdamar.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir